Close

Tecrübe, yenilmiş kazıkların bileşkesidir.

Nasrullah Ayan

Özgeçmiş

1958 yılında Mardin’de doğmuş. aynı yıl ailemle birlikte Gaziantep’e göçmüşüm.

Lise dahil tüm eğitimimi Gaziantep’te tamamladım. 1975’te İTÜ Maden Mühendisliğini kazandım, ancak eğitimime devam etmedim.

Aynı yıl hala evli bulunduğum 41 yıllık eşim sevgili Nüket’le evlendim ve Mersin’e yerleştim. Burada ailemin gıda ihracatı işiyle uğraştım. 1976’dan itibaren dış pazarlar araştırması için yurtdışı seyahatlerime başladım.

1978’de İzmir’e yerleştim ve üzüm işiyle uğraştım.

1980’de darbenin öncesinde İsviçre’ye yerleştim. 1981’de Friburg kantonunda kendime ait ilk şirketimi kurdum. 1982’de kısa süreliğine Singapur’a yerleştim.

1983’te kamuoyunda Altın Kaçakçılığı davası olarak bilinen davada gıyabımda yargılandım. Bu dava esnasında şirketlerim iflas etti ve sıfırdan başlamak durumda kaldım.

1984’ten itibaren Türkiye’ye yeniden gelip-gitmeye başladım.

1988’de Türkinvest şirketini Amerikalılardan satın aldım ve borsaya girdim.

1994’e kadar Türkinvest dışında, Türkom Döviz, Tam Sigorta, Altın Tavuk, Polar Buz, Trend Yayıncılık, Trend Filmcilik gibi şirketleri kurdum veya Trend Holding bünyesine kattım. Borsada bu kitapta okuyacağınız değişik yatırımlara imza attım. Borsada “ilk halka açık şirket ele geçirmesi” olan Çelik Halat’ı başarıyla gurup bünyesine kattım.

1994’te ülkede baş gösteren ekonomik kriz nedeniyle likidite sıkıntısına düştüm. Ve tüm şirketlerim iflas etti/ettirildi. 1998 yılına kadar şirketlerimin borçlarını devlet desteği almadan özkaynaklarımla ödedim.

2002 yılında İsviçre’ye döndüm. Burada bazı şirketlerde danışmanlık yaptım ve 2010 yılında yeniden Türkiye’ye döndüm. Gaziantep’e yerleştim. Soranlara “Filler ölümlerine yakın doğdukları topraklara dönerler” derim.

Evliyim, 3 çocuk 2 toruna sahibim. Kendimle barışık bir durumda yaşamımı idame ettirmekteyim.

Önsöz

Dünya gelişiyor. Son 50 yıldaki gelişme inanılmaz boyutlarda. Tabii Türkiye de gelişiyor. Okuduğunuz satırların yazarı olarak ben, bu süreçte çok şey yaşadım. ‘Tarihe tanıklık’ denilen türden bir hayat benimkisi.


Bu kitap da tanıklığımın bir belgesi. Yazmaya mecbur muydum? Tek kelimeyle evet. Ayrıca, benimkisi gibi bir hayatı yaşamış herkes tarihe not düşmeli. Çünkü siz not düşmezseniz, başkalarınca yazılmış bir tarihi kabullenmek durumunda kalırsınız, bu birincisi. İkincisi, toplumlar ileriye dönük çözümlemeler için geçmişte yapılanları, yaşananları gözden geçirmek ihtiyacı içindedir; dolayısıyla yaşadıklarımızı kendimize saklamak gibi bir lüksümüz yoktur, olmamalıdır.


58 yaşındayım. Demokrasiyi bir türlü kuramamış, yerleştirememiş ülkeleri (ülkemiz dâhil), demokrasisiyle anılan ülkeleri, demokrasi olduğu varsayılan ülkeleri ve diktatörlükleri… Hepsini gördüm. Hepsiyle bir şekilde tanıştım! En zirvelere de ulaştım, dipleri görüp yenilgileri de en yoğun biçimde yaşadım. Daha neler yaşayacağımı bilemem çünkü insan ne zaman öleceğini bilmiyor. Dostluklar yaşadım, yoldaşlarım oldu ve tabii yol arkadaşlarım da. Ama hainler de tanıdım, düşmanlarım da hiç eksik olmadı.


Bu kitaptan sonra siyasi anılarımı da toparlayıp yazmaya girişeceğim. Siyasi duruşumun da bu kitapta anlattıklarımın oluşmasında çok etkili olduğu kanısındayım. Siyasette de elbette iniş çıkışlarım oldu, hatalarım da. Yoldaşlarım da oldu, yol arkadaşlarım da. Yolda bırakanlar da oldu, ihanet edenler de. O anılar da yazılmayı hak ediyorlar.

Kitap Siparişi

Hangi boy kitap almak istiyorsunuz?

Standard Boy (13.5 x 19.5 cm) 45 TLBüyük Boy (Ciltli 16.5 x 24 cm) 90 TL

Kaç adet kitap almak istiyorsunuz?

(Kargo ücreti dahil değildir.)

Bankacılığa başladığım 1986 yıllarının hemen ertesinde ismini duyduğum, bana göre Türkiye’nin Borsasını, “borsa” yapan adamlardan biri yazdı…

Kendi geçmişini ve o günlerdeki sermaye piyasalarının “tay tay” durduğu, emeklemeye henüz başladığı zamanları yazdı.

Ali Ağaoğlu – Vatan Gazetesi



Kitaba damga vuran ise toplumsal bilinç sahibi bir Kızıl Borsa Kralı’nın, bir finans kurdunun yaşadıklarını samimi bir üslupla aktarması.

İrfan Taştemur


Onun siyasi anılarını da ikinci kitap olarak yayınlayıp dönemin değişik bir panoramasını çizmek genç kuşaklar açısından yararlı olacaktır. Şimdi onun hazırlıklarındayız. 

Ahmet Kale